BM
bünyesindeki Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu bir süre önce, nükleer
yakıt ihtiyacını karşılaması için İran'a bir öneride bulunmuştu.
İran'ın
bir dereceye kadar zenginleştirdiği uranyumu, zenginleştirme işleminin
tamamlanması için Rusya'ya göndermesi, bu uranyumun da Fransa'da
nükleer yakıta dönüştürülmesi öngörülüyordu.
Böylece
İran ihtiyacı olan zenginleştirilmiş uranyuma sahip olacak, ancak bunu
silah üretiminde kullanmaması garantiye alınmış olacaktı.
Ancak bu öneriye olumlu bir yanıt vermesi için Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a tanıdığı süre doldu.
Çin'in
Ocak ayında başkanlığını yürüteceği Birleşmiş Milletler Güvenlik
Konseyi bir süre önce İran'a çağrıda bulunarak nükleer yakıt üretmekten
vazgeçmesini istemiş, ayrıca Tahran'a yeni bazı yaptırımlar
uygulanmasına karar verilmişti.
ABD'nin
tanıdığı sürenin dolmasının ardından yeni yaptırımların gelip
gelmeyeceği tartışılırken, Çin bunlar için henüz erken olduğunu ifade
etti.
Birleşmiş Milletler'de de İran'a verilecek tepki somutlaşmış görünmüyor.
Avrupa, ABD, Rusya ve Çin'den yetkililerin ay sonunda bir araya gelerek seçenekleri masaya yatırması bekleniyor.
Bir
süredir son derece sert yaptırımlardan söz eden Amerikalı
diplomatların, son günlerde daha sınırlı yaptırımları değerlendirdiği
bildiriliyor.
Bunların ülkeden ziyade, İran'ın nükleer programı ile bağlantısı bulunan kişi ve şirketleri hedef alabileceği belirtiliyor.
New
York'taki Birleşmiş Milletler çevreleri, İran'a gösterilecek tepkinin
belirlenmesinin haftalar hatta aylar alabileceğini vurguluyor.